Ojeclub

Sinsi ve Tehlikeli Düşman Ankilozan Spondilit

Sinsi ve Tehlikeli Düşman Ankilozan Spondilit

İyileşmeyen bel ağrıları. Kalça kemiklerinde batma. Omurgada yanma, sık sık tutulan boyun. Sebepleri sinsi ve tehlikeli düşman ankilozan spondilit olabilir.

Sinsi ve Tehlikeli Düşman Ankilozan Spondilit

Dünya üzerindeki insanların yaklaşık olarak 1000’de 5’inde bulunan, çok sinsi bir hastalık var. Sinsi bir düşman olarak tanımlıyoruz çünkü; O kadar yavaş başlıyor ve yavaş yavaş ilerliyor ki, hastalar ilk başta çare aradıkları dertlerine, cereyanda kalma, incitme, yatağın sertliğinden dolayı tutulma, yorgunluk ve fıtık gibi birçok sebep bulabiliyor, ancak gerçek sebebin Ankilozan Spondilit olduğu malesef çoğu zaman geç fark ediliyor. Tehlikeli bir düşman olarak tanımlıyoruz çünkü; Hastalık genç bedenlerde başlıyor. Başlama yaşı, genellikle 17-20 arası olsa da, bazı hastalarda daha erken yaşlarda da başlayabiliyor. Genç yaşta yavaş yavaş bedenimize saldıran bu tehlikeli düşman, orta yaşlara geldiğimizde, vücudumuzda kalıcı hasarlar bırakıyor. Peki bu sinsi ve tehlikeli düşman nasıl tanımlanır? Sebebi nedir?

Ankilozan Spondilit Tanımı

Ankilozan Spondilit, yarı oynar eklemleri tutan, genellikle omurga bölgesinde hareket kısıtlılığı yapan, ağrılı, kronik bir romatizmal hastalıktır. Telafuzu zor ve uzun ismi nedeniyle AS hastalığı olarakta bilinir. Dünya çapında yapılan araştırmalarda hastalık görülme sayısının 1000’de 5 olduğu anlaşılmıştır. Ankilozan Spondilit bir immün sistem (bağışıklık sistemi) hastalığıdır. Bağışıklık sisteminin yanlış çalışması sonucu, kendi omurgasına ve diğer bazı yarı oynar eklemlerine zarar vermesidir. Genç yaşlarda vücutta aktif olmaya başlayan hastalık, orta yaşlara gelindiğinde vücutta giderek yaygınlaşır, erken ve doğru tedavi edilmediğinde ise kalıcı hasarlar bırakabilir.

Sinsi ve Tehlikeli Düşman Ankilozan SpondilitAS’nin Sebepleri

Ankilozan Spondilit hastalığına doğrudan etki edebilecek bir sebep yoktur. Ancak dolaylı yoldan AS’ye sebep olabilecek birçok faktör bulunur. En etkili faktör genetik yatkınlıktır. AS hastalarının %96’lık kısmında HLA-B27 gen testi, pozitif çıkar. Ancak HLA-B27 testi pozitif olan herkes ankilozan spondilit hastası olmaz. Ayrıca AS, şeker hastalığı ve kardiyak problemler gibi doğrudan ebeveynlerden çocuklara geçebilecek bir genetik yatkınlığa sahip değildir. Çoğu hasta aile geçmişinde ankilozan spondilit hastalığı bulunmadığını düşünür. Bazı durumlarda AS, aile geçmişinde, ancak 3-4 kuşak geride bulunur. Yapılan araştırmalarda AS hastalarının çocuklarına hastalığı aktarma oranı çok düşüktür. HLA-B27 pozitif olan AS hastalarının, çocuklarında da HLA-B27 testi pozitif çıkar ise, hastalık riski, çocuklarda %25 olarak belirlenmiş. Ancak çocuklarında HLA-B27 testi negatif çıkan AS hastalarının, çocuklarına hastalık aktarma oranı, ailesinde AS olmayan kişiler kadar azdır.

Genetik yarkınlık dışında ise, AS’ye dolaylı yoldan etki edebilecek diğer faktörler arasında, bağırsak enfeksiyonları, bademcik iltihapları gibi, uzun süre iyileştirilemeyen enfeksiyon hastalıkları olabilir.

 

AS Hastalığı Nasıl Anlaşılır?

Ankilozan Spondilit hastalığı yavaş ve sinsi ilerleyen bir hastalık olduğu için, erken teşhis oranı çok düşüktür. Ayrıca belirtileri çok hafif başladığı için hastalar, erken dönemde duruma pek aldırış etmezler ve tedavi aramazlar. İlerleyen dönemlerde ise tanımlaması zor belirtileri olduğu için, hastalar çoğu durumda kendilerini yanlış ifade eder ve teşhis alamazlar. Ancak son yıllarda ankilozan spondilit hastalığı için birçok bilinçlendirme ve farkındalık çalışmaları yapılmaktadır. Özellikle FTR Romatoloji ve Algoloji uzmanı Prof. Dr. Mehmet Tuncay Duruöz başkanlığındaki ASHAD (Ankilozan Spondilit Hasta Derneği) bu alanda birçok aktivite ve çalışmayı sürekli olarak yürütmektedir.

AS hastalığının en yaygın belirtileri şunlardır;

Sinsi ve Tehlikeli Düşman Ankilozan SpondilitSabah Tutukluğu

Ankilozan Spondilit hastalığının ilk belirtilerinden biri sabah tutukluğudur. Hastalar sabahları yataktan yorgun kalkarlar ve bel bölgelerinde sebepsiz bir hareket tutukluluğu yaşarlar. Yorgunluk ve yatak değişimi gibi sebeplerden olabilecek bu durum, normal şartlarda zamanla geçer. Ancak AS hastalarında bu tutukluklar aylarca devam edebilir.

Kalça Kemiğinde Batma

Hastalığın bir diğer belirtisi de yürürken veya hareket ederken bacak ve kalça kemiklerinin birleştiği bölgelerde batma hissidir. Bu şikayet bel fıtığı olan insanlarda da görülebildiği için, belde incinme veya fıtık şüphesi uyandırır. Ancak, incinme, yorgunluk ve fıtıktan farklı olarak AS hastalarında bu şikayetler, hareketle azalır, istirahatle artar. Bu çok önemli ayrımı çoğu zaman hastalar doktorlara bildirmezler. Dolayısıyla sorunun normal şartlarda istirahat ile düzeleceği düşünülerek hastalara istirahat verilir.

Uykudan Uyandıran Bel Ağrıları

Ankilozan Spondilit hareket ile azalan, ancak istirahat ve hareketsizlik ile artan ağrılar oluşturur. AS hastalığı aktif olduğu dönemlerde, hastaların en hareketsiz oldukları uyku anında şiddetli ağrılar yapabilir. Bu ağrılar uykudaki hastaları uyandırır. Zamanla uyku kalitesi çok düştüğü için AS hastalarında, yeteri kadar dinlenememkten dolayı kronik yorgunluk başlar.

Boyun Tutulmaları

AS hastalığı omurga bölgesinde, kuyruk sokumundan, boyun eklemlerine kadar etkili olabilir. Hastalığın aktif olmaya başladığı dönemlerde sık sık boyun tutulmaları görülebilir. Ancak boyun tutulmasının, cereyanda kalma, yel alma, rahatsız yastık, ıslak saç gibi, toplulumumuzca birçok sebebi olduğu için bir hastalık ihtimali akla getirmez. Oysa ki AS hastalarında bu sebeplerin hiçbiri olmadan da sık sık boyun tutulumu gerçekleşebilir.

Kan Testleri ve Görüntüleme Sonuçları

Ankilozan Spondilit hastalığının anlaşılmasında en önemli rol kan testleri ve görüntüleme sonuçlarıdır. Buraya kadar yazmış olduğumuz hasta şikayetlerine ek olarak, kan testinde yüksek oranda CRP ve Sedimantasyon var ise, vedahi sakroiliak röntgen sonucunda, sakroilit başlangıcı, MR görüntüsünde omurga bölgesinde iltihaplanma var ise, hastalara Ankilozan Spondilit teşhisi konur.

AS’nin Zararları

Ankilozan Spondilit hastalığı ilk olarak sakroiliak eklem denilen, omurga ile kalça kemikleri arasında kalan bölgede başlar. Daha sonra buradan yukarıya doğru hareket ederek, boyun bölgesine kadar tüm omurgayı etkiler. Ayrıca kalça eklemlerini ve göğüs kafesini etkilediği de çok sık görülür. Hastalık aktif olduğu eklemlerde enflamasyon (iltihaplanma) yapar. Ancak bu iltihap dış etkenlerden dolayı oluşan mikrobik bir iltihap değildir. Bağışıklık sistemi tarafından üretilir. İltihaplanma başlayan eklemlerde ağrı oluşur ve bu ağrı nedeniyle eklemin hareketliliği azalır. Eklemlerin çevresindeki kas dokusu giderek zayıflar ve hareketsizlik giderek artar. Kas dokusu zayıflamış ve hareketsiz kalan eklemler AS için ideal çalışma alanlarıdır. Hastalık bu eklemlerde kireçlenme olarak tabir edilen yeni kemik oluşumu başlatır ve eklemlerde kaynama başlar. Eklem aralığı giderek daralır ve bazı durumlarda tamamen kapanır. Bunun sonucunda ise eklemler tamamen hareketsiz kalır.

Kalça kemiklerinde oluşan bu kaynama sonucunda, kalça eklemleri protez eklemler ile değiştirilebilir. Ancak omurga eklemlerinde çok fazla sinir bulunduğu için böyle bir uygulama söz konusu değildir. Omurga eklemleri için ise, riskli ve oldukça zor cerrahi operasyonlar yapılır.

Sinsi ve Tehlikeli Düşman Ankilozan SpondilitAS’den Korunmak

Ankilozan Spondilit hastalığından korunmak veya hastalık oluşumunu engellemek için henüz bir uygulama yok. Ancak hastalığın etkilerini azaltmak ve neredeyse durdurmak mümkün.

Hastalık temel olarak bağışıklık sisteminden kaynaklandığı için, bağışıklık sistemini güçlü tutmak, düzenli uyku, düzenli yemek ve bağışıklık dengeleyici, gıdalar tüketmek oldukça faydalı olacaktır.

Hastalığın en büyük etkisi hareketsizlik olduğu için, bol bol egzersiz ve spor AS hastalığının en büyük koruyucusudur. Özellikle plates ve yüzme, hastalığın gelişimini yavaşlatır ve hareket kabiliyetini çok artırır.

Düzenli doktor kontrolü ve düzenli tedavi hastalığın ilerlemesini kontrol altında tutmak için çok önemlidir. Uygulanan tedavide kullanılan ilaçlar, düzenli kontrol ve tedavide giderek azaltılabilir.

Bedenimiz için en sinsi ve tehlikeli düşmanlardan biri olan ankilozan spondilit hastalığına karşı, toplumu bilinçlendirmek ve farkındalık yaratmak, hastalığın erken teşhisi ve doğru tedavi açısından büyük önem arz eder. Siz de çevrenizde bu tür şikayetleri olan hastaları bilgilendirerek bu farkındalığa destek olabilirsiniz. Sağlıklı ve bol hareketli günler dileriz.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ